Reportaj Sarp

Reportaj Sarp

Postby avetik » 28 May 2009, 05:47

http://www.biryasam.com.tr/kaynak/surgun.html

-Batal Harun’un evinde toplanmıştık. Orada Harun’un çocukları ile, beş altı kardeşleri toplandılar. Ali dayım, ben, Muzaffer orada muhabbet ediyorduk. Batalı Harun’un kız kardeşi Rusya’dan, Zeliha Balkaya adlı kocakarı yani mami Rusya’dan gelmişti. Orada, Rusya’da başından geçenleri ve oradaki Müslümanların geçimini bize anlatıyor. Biz de tarih olarak bandımıza alıyoruz. Her zaman hatırlayıp dinlemek için.

-Mami inçvez ağav, aranç gavurniye kezi inatnuuz keşetsin hana ençağe, an asa hala?
-Mezi gavure dasnor aranç egin; dase, dasnuhink gavur… Mezi astinoç ta keşoğuk meşoğuk. Astinda mema, isine campa elloğa, mema ispan ağak inçik çkidik.
Me mançiye Gürcistan maloun modnin. Memek gedriç gon-çgon amanin megaloknal. E meka ‘kez um keşoğun, campan isine inçi elloğa (…) e inç elloğa, hudutnuuz elloğata, ispan elloğata inman elloğata…
-Düşünmiş gellek?
-Ha. Hedev astinta meg cins millatme keşoğun astin.
-Tun tsezi keşoğun çkideki ta?
-Çkidik, çkidik. Meg tsermantsu tidağniye genik. Bareme kuka, barem enoğuk. Kurban baremin hakvanan mezi keşetsin. Ğhad açare gurban mortoğe. Baratzune. Andi inç ağav inç ağavoç. Keşoğun astin…
-Ğhad açare gurban morteğaki
-Gurbanluğ enoğakal. Kurban baremin.
-Baremin tsezi heruntsutsin?
-Baremin hakvenin mezi keşetsin.
-Açar maçar menatsin andağ?
-Açara darak iniva gavuriniva “malğhananiva” ğharnetzak. Hedev meg astakta, yes astita, haçan meg soy martaki, Allan mezihede çerta. Bareme enakitoğ kurbaniye morteki andi hedev keşenitoğ asti yada andi aranç keşentoğa Baremin hakvan meg tidağak genikana inç keşigun!
Baremin hakvan virela. Çurnituz kenatsi. Gugume tevez antsutzi. Çurna aitsi Ali’in ture çgar. Mema putai im dani gavure kişere kenaatza kağnive ğhabar devatzuni, meg dane inçik çkidik.
Memma tuselaana, im babun ağpoe dane ergu hadik hars unik, Gürcieni, Gürcistaniin asker doneguni, merotsmana dain ama.. Genige sabaila gorçagu: ‘’Çermozima, çermozima’’ deye gorçagu.

Çermozima, Gürcice ağpar asuşa.
An gorçagu. Hedef yesa ğhopar hars me une, hedrak gertaki çurniva. Asti ta, ‘Ye ina inçi iman gorçagu’ asti. Harhal inu ağpare askere danigun asti, yes.
-Tun aman kidatser?
-Meg aman kidaki. Putgenimana im done metz gavure, metz elloğe, badin varanine, badoun arenine kuka.
-Ku done inç gener gavure, misafirerta an igune?
-Çaa. Kani danum gatsadzin…
-Muhafızın?
-Ha ha. Danan kenatzadzin, meg çkidik ğhoş. Mezi astatçuni dane edetnine kenatsadza.
-Metz elloğ Gürcin kuka anine; ‘’ididamoney’’gasa, ‘’taşvi zavaroz veşşi’’ gasa ‘’Kurzo pavda’’ asti.
-İnç asuşa ku astatzed
-Nor ertouk inç gasez asti al.Gorçetzi, gugmenia arak geriu geri tartsak. Kenatzi dune. İm babe done nestatza. Babun ‘’ye babi gavure mezi keşagu’’ asti. İgvanal… Darkme unim, garkovedza ama yeni yetmain. Yeni yetminye igvanan dain andağe. İser yeni yetmain, komonistin, haskişer isine yed gantsenin deyina igvonan “kereba” go astin kolhozin, aniva dain.
-Gencoun joğvetsin?
-Gencoun aniva dain. Andi hedev halvorin asti ta, halivore kelloğnive gorçagu; ‘’im dain mege Galein posin bargatza’’ gasa, ‘’megale çko’’ gasa. Halivore bolakagu, gorçagu. Mege meratza gasa, megale… Andi eyev, megale an metze gorçets; ‘’…gürcüce’’ . Egoğa asats, vağemi asats, an himi egoğa asas. An halivore bolakagu, gorçagu. Hauri dasnihing daragana.
-Halivore vova?
-İm babna, babe Sarğoşin Bekir na
-Sarğoşin Bekir’e?
-Ha. Meg gendigik inç vegalnoğuk? Pagene lazdov likna, dune tagvelouğ, likna, voe vegalloğez. Erguadik şe vegalliguz megale dağnaal, nor danoğuk.
Ali mek gendik çikta, kiçme çamaşur, memeg yoğan. ‘’İder inç enoğek vuuu’’gasa, ‘’mezi Gavure kede lelloğa, tzove lelloğa, ider inç enoğek’’ gasa halivore; gorçagu, bolokagu.
Gorçemi, likiri çayi babayi….
-Gavurca gasa?
-Vayi metze gasa, halovorin. Subay ça, naçallik gara en çağe, an. “Vağemi kezi madağ ellim’’ gasa, “ku dağan egoğa’’ gasa. Ali put genikana oğniknive gorçigun megalin terane. Mek kidigta sade mezi keşigun.
Putgenimana Gavure done entin tevange apun ispan gungatza. Haspatze madağellim asti. Gavure mezibedgena, donez entin gungotza. Gavure gungatza, içvezu karakole sinore vaan gungiçi ta…
-Terane arçetin bed gena.
-Ha….
-Nobatçiyin, emmen polor.
-Ha. Mege hona gorçagu mege hoza gorçagu.
Putgenimana sinoriz mode hoza kağ go, an milletin vağen keşadzunin… sabağten gebatza. Cermak makinanin akmiş gellin istuz. Gavarindage katarinan kuka. Andiana bolokagu gendike…. İm oğnan butun kimatsvi . Gendike bolekigun. Butun kuka…
-Bitun Hamşetziinta..
-Bitun Hamşetziin. Aşhğarez kuka, bolokingu, bolokingu… gorçoğe vova, makinin terçoğe vova. Artuk mezi egoğa. Aser sinorin modnine aman egoğ egoğ ağhiri mezi mode poboğa… Cermak katara andi anine. Mina ive Erzetsi gar. Sinoriz modiga hoza. Çaça go gasen.
Meg şoşin varan kulak.

-Campun varan kulak tuk?
-Meg şoşin varan… andi putaakana, ‘’eee gideyirum’’ dedi, ‘’ne olacaksa olsun’’ dedi, ‘’anasını s.keyim onun’’ dedi. Rizeli. ‘’Zaten kideyurum’’ dedi. Anunna Paşa’a.
-“Kopayuruk buradan” gasa ha?
-Ha. Astita, “zaten ğhendasoç Paşa. Nere gideyursun’’ asti. “Ne olacaksa olacak’’ dedi, “anasını sikeyim” dedi. “Vureyim kiteyim hele ne edecek” dedi. Gutska gerta… Meg kulak, an gutska gerta.
-Apun tevange gutska gerta.
-Metnetz artuk, akşam lemazi ağav. Mezi nöbat eyevoç. Astak ta, balki mezi moleretsan. Entunaksa ispan Acaratsu kağ go. Betke mezi nen antsadzeni mezi kednuçeni balki ertaçik gasik.
Andi hedev Meto’ina guşluk ağavona yettoğin.
-Meto inç asuşa?
-Meto marti anunna.
-Dakrin anunna.
-Eyev, yettoğin
-Meto’in yettoğin
-Yeni yetmanaun, igvanan daatznoğun yettoğin. Eyev pagenin dagnive gatsine şepetsuts hana entsku bi lazute vatetsav.
-“Udoğuçimana lazute vatitoğ”, asast.
-Çaa, lazute danuğuka. Araban egoğa, habat.
-Nor daneğek, inçvez daneğek?
-Meg nor ertoğuk kağtsats, sadgoğukta. Maşinan egoğa. Andi hğurcerniva letsak letsak
-Eşyanuzu götüreceksunuz peşunuze?
-Götüreceğuz ya, acumuzdan elecak miyuz? Orda hepimuzun lazuti yoğidi. Biz yarumuz kolhoz iduk, yarumuz… An im dakrez kolhozer, hükümetin martner, meg , im martene meg ikek demak ki, ali male dağner, inçelli, lazute gellir ali, pagene likner. Megaloke butun kolğozeni. Ağadik lazut çuneni.
-Gese hükümetin emriner, gese serbester
-Ha ha. Ğurçernina litzekhana, keloğhe vaana, letzvetsav ğurçe. Pertu ğurç unik ergu harur yiyek harur kilo purt garnu. Purtin ama eneldevatzunik. Yiyek hoki mek ğhurce vegalluçigaa.
-Ğhurçez inçina
-Ğhurç pertian
-Heybe ha tamam
-İnçatzaki şoşe. Al dane dage kağetsik egin engiretsin, dzedzetsak kiçme. Godvone vatetsak. Kiçme erese erese iketsak, kiçme ağpardatses devak, dakrouz devak, aner çuneni.
-Taksim aik.
-Ha. Anotsal devak. Mekal amnetzak, ğhurcerniva. Keloğe darakoç gume darak.
-Gume, hadige
-Ha. Hadige danik atsak. Peynenin garetsak hğurcernun, şidgetzak. Andi metnets.
Balki molerigun mezi danilçin atsak, balki molerigun atsak.
Asti, inçuk millate taksim enoğun, danoğa Coroğhin varan perema go, an peremain hede vatagu
-Pereman inçina, yapi ata
-Ça, gayağa. Gayağove danoğa hun vatagu, danigu hun vatagu.
-Tuk vağegukta kez mezi aniva lelloğa
-Mezi vatetsoç. Aner darav vatetzana gese Coroğhe engan, gese çure engav. Megin banire darav, megin megalan koğtsav. Andi..
Andağa mezi asasta mer doni metze, edisoğe menatsakana. ‘’tsezi zate kagoğçin’’ asats, “igvan makinin varan kinanku, hakvan tsezi danoğun Kiev’nuuz temdovoğun’’ asats. ‘tsezi koğnagun’ asats. Andağa mezi al vatetsoç. Aman arabin varan bargetsak. …millate gertan,mina aranç egoğe nen antsnoğa. Hakvan ağav aner nen antsan, nen antsan, tamnetsan. arakage dzark tskets. Mekal, üççereğe eyev, mekal nen antsak
-Coroğe nen antsak
-Coroğe nen antsak, entiniva gertak, me terniknive sise engadza. Andağ Ermenitstanun dane tatzan unaki, yağ unaki, banir unaki, dzağuş daradzunaki. Andi mezi asasta, hoza inçu unekana arek asats. Araban gungetsutz.
-Tse vaynenud metze gasa, naçallike
-Ha.
-An bekte marter ençağe
-Ha, an bekte marter. An mezi şad fayda eyev. Araban gungetzuz. Banire piyak, yağe piyak, partzutsak, şidgevetsak. Vore Ermenetstanun varan para unaki, anera piyak. Ermenike egin mezi desan, latzin, gorçetzin
-Ermenike tsezema ta kulan?
-Ha, kulan mezi danişin ama: ‘’no gertak hokvenik mernim, ağpar nor gertak, kurik nor gertak, aner cevcevagun. Batumin şaharin kongşiaki. Ermeni elloğnie mezi taniş elloğnie ha al gertak angağe bargakuki, egin tirennive latzin, cevcevatsin latzin.
(Araban mezi daravu tirennuuz boşaltmiş av.) Aner egin görişmiş ağan. Aner cevcevatzin. Arçin egoğ trene kenatsatza vağen. Edisoğe mekik. Anine guşlık ağav, arakake tzar tskets. An tirene gorçez, millate cevcevuş, an inçvez gorçagu!
Andi kenatsak malin moda. Campun vetin malun kişlan pobetsak. Hovernie peyin andi. Me tirenniuz netein cevcevalov, horveni cevcevagu, iiknu uyinne patsğoligun.
-Herkesin mali koyini kaldı orda?
-Kaldi. Andi anine egag gorçelov, lalov, hoveniye yararts potsğhelelov, megin ğherke gerta, makinin dage tskoğa, aman aman egag işta. Dase or dase kişer aman kenatsak.
-Dasne or dasne kişer trenove kenatsak
-Ha.
-Aşhğares eladzaki?
-Aşhğares elaku, arakagin modnik!
-Batum’dan Kırgızistan’a kadar
-Meg dağme kenatsakana istiu Hopa treni campa, makinenin egin egin arçinnal, al inçik menatzats ça, andağ gungetsak. Mernoğe merav, meçe mernoğal gar, mernoğin danigun, ispan medz guyime…
-Şade vağuşnoun ta mernigun, inçvez gelli?
-Vağuşnounan mernigun, tzerdanal, tzerdan. Sarie ispan gağkengeni.
-Trenin meçe sarie gağhkengeni?
-Trenin meçe. Mek yatağ unaki, varaniz garnaki. Kilim unaki ama fukaran meg danumme eyev anu ture araban, ertaçer, meg yoğanme şagletsu kenatz arabun campaniva. Al gavure etoğoç, andağ arabin varanive vertkets, edetin yed ertalu inçik arnuçkartsav. Tzerdan merav, kâğtsetunanal meran!
Andi doğtornie put geninta vov meratza vov meratça; meratze garnun, guyi go, danin aniva negutskin.
-Levanelu, nemaz enelu?
-….(bu bölüm anlaşılmıyor)-‘Himi mezi udoğun’, asats, ‘iser mezi udoğun’ asats halivore. Cançelçik inçik ça. Andi aniva mezi ergu torba vaaz gutska, ku köçin bütün varat tenaçi, ergu torbame vaaz gutska gerta; no gerta tun çkidez. İsatiz menagu isa nor ertoğa inatin nor gerta, tu çkidez. Mekadigme kenige megdağume kenads. Uuş dağnuuz dain. Andağa apun dağan tserdan merav, ergu yiyek or monekin, na isa

kedan, oluşağin kedan.
Aman dain dain, gese partsutzin gese obolain. Edetinsa partsenğuk, an asaçin, ğosiçi. Lizun çkidez. Gerta, keşagu. Lazdenun torban im modsa. İntzi lazdin mode vartein. Vaan etir marte keşagu. Olişağinokez arçetiz gertan, nor gertan çkidim. Arin arçin kenatsin.
Andi gorçigum: Da Meto gasim gertam, Da Meto gasim gertam.
Kişera. Karakışın sevtain orna. Tsurda. At arabain vaan. Lazdenin vaan, yez meenagim. Mezi ali hopardağa gar. Compun arabame ğeçatser, kedninva niengatzin.
Lusnikaa, gaakeşin kişerne.
Anive putgenimana cermak inçimine hetsatza, meg dağin edina. ‘Ka inçina, tsi ata’ gasim. Onunal Hatice a. ‘’Ye hars vuu, kiratin hetsatzim gertam’’ gasa. Mağar açara. Cermak açarane vaan tiatzunin. Anive gerta. Anua minal aretmiş ayin. Ana arin menats.
Meto’in jemnetsi naisa. Mezi meg kolhozme dain an dağe. Maktabin bez, dain antuz ne letzin. Medoğuma, yarikişera, lusnikan tibatza. Andağe soğe arabatsan memeg yoğon arak, yapetse meşnuuz nemedak.
-Uduşe ğemuşe inç gelli?
-Uduşin dardinakita. Meme hokveniz bayik.
An kişere butaakana tsune eyev. Hakvan vielakana arabanun vaan ergu tiz tsun go.
Metsie egin tsianun vaan. Mezi dun tutsutzin, boş dun. Muharebe ağatzer, harb ağatzer…
-Andağu denoun millate nor kenatsatzeni?
-Millatte andağu Alamanin harbnuuz daatzunin.Kezi al dağatzunin dağa da daatzunin. Memeg barav menatsatzin.
-Denie boşin. Gavurin denie boşin?
-Gavur çin, müslimanin. Vaanal ğoğa, polornie ğoğa. Antuz dain ne tein. Bidzik ocağ me gar… Aman andağe tut şad go, pat çgo. Tutin pade gedretsin, peyin. Mezi andağ aman şoğtsutzin.
-Tetenenie gedretsin?
-Aner mezi andağe soğtzutsin. Ergu tuturik, meme Gabremoğliya, meme mekik.
-Ergu tutik, yani ergu köçek?
-Ha. Ergu köçik. Anoz inadune tein, mezi isa dunez etin.
-Herkezin dunme devin?
-Ha. Andi hoverniez egin. Dasnu son oki hoiv go. Me vagonin meçe hovernie egin. Oluşağnie vordağin çkidin. Noituz kenatsin çkidin. Andi hedev, vainin komitenin , naçallikin hartsutzin ta, felan martike vordağin. Son or, ersunor an polornike menatsin. Kimi me modviz ginatsin, kimi hona hoza.
-Kez kedanta hedev ali?
-Hedev entame, imatsana komitate, isa martikez vordağin, komitatain komitat ğarbetsin. Felan dağin felan dağin astin entame anera. Aneral kenatsin memek memek kedan.
-Hoverdake kenatsin moernu dadoun kedan?
-Kenatsin, omsun hedev na isa kedan.
-Andağa dağvortsak andi. Koni dayi menatser?
- Andağik. Andi egi yes.
-Boyna andağeki_
-Ha.
-Peki, andi hede istuz kale içvez izin arer?
-İsti im ağparev ika av. Yes andi tuğt kietsi.
Çhğalurin Harun’e tuğt kiets. İsti cot ağavana, tuğt hğergetsi istuz. Asti tuğt eyev, ali ğergetsi. Mektuplaşmiş ağak. Hedev yes astita, intsi hükümetove ar asti. Hükümetove ğarba,hükümetu hükümat balki kuzes asti.
-Tun Harun emicatsan medzesta.

-Anu hedinnim. Harun’e medzna.
-Koni daagon goz himi?
- Haal yetmişe pobigum.

astegh badmutine hin
xarnevadza nerin hed,
kidista miy baberun azbarininq himi menq,
azbarininq menq... (c) Hamsheni Azbar
User avatar
avetik
 
Posts: 556
Joined: 20 Jan 2007, 09:12

Re: Reportaj Sarp

Postby avetik » 28 May 2009, 05:48

-Batal Harun’un evinde toplanmıştık. Orada Harun’un çocukları ile, beş altı kardeşleri toplandılar. Ali dayım, ben, Muzaffer orada muhabbet ediyorduk. Batalı Harun’un kız kardeşi Rusya’dan, Zeliha Balkaya adlı kocakarı yani mami Rusya’dan gelmişti. Orada, Rusya’da başından geçenleri ve oradaki Müslümanların geçimini bize anlatıyor. Biz de tarih olarak bandımıza alıyoruz. Her zaman hatırlayıp dinlemek için.

-Nine nasıl oldu, eskiden gavurlar sizi uzaklara sürgün etmişlerdi ya, onu anlat?
-Gavurlar bizi on gün önce, on-onbeş gavur… Bize söylemediler, süreğiz-müreceğiz. Söylediler ki, buradan yol olacak, bi’de böyle oldu, bir şey bilmiyoruz.
Bizim erkekler Gürcistan’da malların yanında. Birkaç adam var-yok, ötekilerde öyle. Biz de ‘’acaba kimi sürecekler, niye buradan yol oluyor … e ne olacak, sınıra mı (yol) olacak, böyle mi olacak öyle mi olacak…
-Düşünüyor sunuz?
-Evet. Sonra söylediler ki bir cins milleti sürecekler buradan.
-Sen, sizi süreceklerini bilmiyor muydun?
-Bilmiyoruz, bilmiyoruz. Biz kışa hazırlık yapıyoruz. Bayram geliyor, bayram yapacağız. Kurban bayramının sabahında bizi sürdüler. Benekli öküzü kurban kesecektik. Saklamıştım. Sonra oldu ne olduysa. Süreceğiz dediler…
-Benekli öküzü kurban kesecektiniz?
-Kurban yapacaktık, Kurban bayramında
-Bayramda sizi sürdüler?
-Bayram sabahı bizi sürdüler.
-Öküz-möküz kaldılar orada?
-Öküzü götürdük ‘’gavurmahallesine’’ malhaneye kattık. Sonra söyledim ki, ben söyledimki, maden biz iyi insanlardık, Allah bizle değil miydi? Bayramı yapsaydık, kurbanları kesseydik ondan sonra sürselerdi, dedim. Ya da ondan önce sürselerdi. Bayramın sabahında biz hazırlık yaparken neden sürüyorsun!
Bayram sabahı kalktım. Suya gittim. Güğümü koluma geçirdim. Su da buradan Ali’nin (Ali Balkaya- çn.) kapısına kadar yok. Bir baktım ki, benim evimdeki ‘’gavur’’ geceden köylere haber vermiş; biz evde bilmiyoruz. Dışarı çıktım ki, dedemin kardeşinin evinde iki tane gelinimiz var, Gürcülerden, Gürcileri askere götürüyorlar, bizimkilerden de götürüyorlar, kadın sabahın köründe : “Çermozima, çermozima’’ diye bağırıyor. Çermozima Gürcice kardeş demektir. O bağırıyor. Amcamın geliniyle beraber suya gidiyoruz, söyledim ki, ‘o niye öyle bağırıyor’ dedim. ‘Herhalde kardeşini askere götürüyorlar’, dedim ben.
-Sen öyle sandın?
-Biz öyle biliyorduk. Baktım ki, evimdeki büyük ‘gavur’, büyük olan, çeperin üzerinden, çeperlerin arasından geliyor…
-Senin evinde ne yapıyordu ‘gavur’, misafir miydi?
-Hayır. Birçok defa kalmışlar (misafirhanede-çn.).
-Muhafızlar?
-Evet, evet. Evden gitmişler, biz bilmiyoruz ki! Bize söylemeden arka kapıdan gitmişler. Büyük olan Gürcü oradan geliyor; “İdidamoney’’ diyor, “taşvi zavaroz veşşi’’ diyor. “Kurza pavda’’ dedim.
-Ne anlama geliyor söylediklerin?
-Nereye gideceğiz, ne diyorsun, dedim. Bağırdım, güğümleri aldık gerisin geri döndük. Gittim eve. Dedem evde oturuyor. Dedeme ‘ye dede Gavur bizi sürüyor’, dedim.
Akşamdan da, kaynım var, evlenmiş ama yeni yetme. Yeniyetmeleri akşamdan götürdüler orada. Bunlar yeniyetmeler, komünistler, o geceden buradan geçip giderler diye akşamdan kolhozda (-Sovyetlerde köylülerin ortak oluşturduklara çiftliklere kolhoz deniyor, çn.) ‘kereba’ var dediler, oraya götürdüler.
-Gençleri topladılar_
-Gençleri oraya götürdüler. Sonra, ihtiyara dedim ya, ihtiyar başından yukarı bağırıyor; “benim çocuğumun teki Kalenin Düzü’nde (Ardahan’da bir yer, çn) yatıyor, öbürü yok’, diyor. İhtiyar bağırıyor, çağırıyor. Biri ölmüş diyor, öbürü… Ondan sonra, öbür o büyük olan bağırdı, “…(Gürcüce)’’ Gelecek diyor, korkma diyor, o şimdi gelecek diyor. İhtiyar bağırıyor, çağırıyor. Yüzonbeş yaşında (ihtiyar)…
-İhtiyar kim?
-Benim dedem. Dedem Şarhğoşoğlu Bekir.
-Sarhğoşoğlu Bekir?
-Evet. Biz kadınız, ne yapacağız? Nalya mısırla dolu, evi boşaltacağız, kim kaldıracak? İki parça eşya kaldırıyorsun gerisi yerinde, nereye götüreceksin? Genede biz kadın değil miyiz, biraz çamaşır, birer yorgan… ‘Onları ne yapacaksınız, vuuu’ diyor, ‘bizi ‘Gavur’ nehre atacak, denize atacak, onları ne yapacaksınız’, diyor ihtiyar; bağırıyor, çağırıyor. Bağırma, ‘’likiri çayi babayi..’’
-‘Gavurca’ söylüyor?
-Üzerlerindeki büyük söylüyor ihtiyara. Subay değil, naçallik (kaymakam, çn.) var o zaman, o (söylüyor). “Korkma sana kurban olayım’’, diyor, “senin oğlun gelecek’’ diyor. Yine bakıyoruz ki, tepelere doğru bağırıyorlar ötekilerin kapılarında. Biz sanıyorduk ki sadece bizi sürecekler. Baktım ki, ‘Gavur’ evin karşısında tüfeği elinde böyle durmuş. Allaha kurban olayım dedim. ‘Gavur’ bizi bekliyor, evin karşısında durmuş. ‘Gavur’ durmuş, nasıl ki karakol sınırın üstünde durur ya…
-Kapının önünde bekliyor?
-Evet.
-Nöbetçiler her tarafta.
-Evet. Biri orda bağırıyor biri burada bağırıyor. Baktım ki, sınırın yanında burada (Sarp’da, çn.) köy var, ordaki milleti şimdiden sürmüşler. Sabahtan başlamışlar. Beyaz makinalar akıyorlar bu tarafa. Gavarindage (Hopa Hemşinlileri Kemalpaşa’ya bu adı veriyorlar, çn) katar ile geliyor. Sonra kadınlar bağırıyor… Benim (olduğum-çn) tepeden hepsi duyuluyor. Kadınlar bağırıyor. Hepsi geliyor…
-Hepsi Hemşinli mi?
-Hepsi Hemşinliler. Dünya geliyor, bağırıyorlar, bağırıyorlar… Çağıran kim makinayla koşan kim. Artık (sıra) bize gelecek. Bunlar sınırdan başlayarak bizim yanımıza varacaklar. Beyaz katar ordan öyle… Bizden yukarı Rizeliler vardı. Sınıra yakın burada. “Çaça’’ var diyorlardı.
Biz yolun üzerinde ağlıyoruz
-Yolun üzerinde ağlıyorsunuz siz?
-Biz yolun üzerinde… Sonra baktık ki, “eee gideyirum’’ dedi, “ ne olacaksa olsun’’ dedi, “anasını s.keyim onun’’ dedi. Rizeli. “Zaten kideyurum’’ dedi. Adı da Paşa’ydı.
-Kopayuruk buradan diyor ha?
-Evet. Dedim ki, ‘hiç gün yüzü görmeyesin Paşa’’ dedim. “ Ne olacaksa olacak’’ dedi, “anasını s.keyim’’ dedi. “Vureyim kiteyim hele ne edecek’’ dedi. Atıyor gidiyor… Biz ağlıyoruz, o atıyor gidiyor.
-Elindeki tüfeği atıp gidiyor?
-Akşam oldu artık, akşam namazı oldu. Bize sıra gelmedi. Söyledik ki, belki bizi unuturlar. Karşımızda da Acarlı köy var. İyi ki bizi geçerler, bizi bulmazlardı, belki gitmeyiz diyoruz.
Ondan sonra, Meto’yu kuşluk vakti bıraktılar.
-Meto ne demek?
-Meto adamın adı.
-Kaynının adı.
-Geldi, bıraktılar.
-Meto’yu bıraktılar.
-Yeni yetmeleri, akşamdan götürdüklerini bıraktılar. Geldi, nalyanın altından yukarı baltayı vurduğu gibi mısırlar öyle bir döküldü ki.
-“Mademki yiyemeyeceğim dökülsün’’ dedi?
-Yok, mısırı götüreceğiz ki. Araba gelecek elbet.
-Nereye götüreceksiniz, nasıl götüreceksiniz?
-Aç nereye gideceğiz, ölecek miyiz? Makine gelecek. Sonra hurçlara doldurduk, doldurduk.
-Eşyanızı götüreceksiniz peşinize?
-Götüreceğiz ya, acımızdan ölecek miyiz? Orada hepimizin yoğurdu yoktu. Biz yarımız kolhoz idik, yarumuz, eee… O benim kaynım kolhozdu, hükümetin adamıydı, biz, benim kocamla ben şeydik demek ki… Yine malımız yerindeydi, ne varsa, mısır olurdu, nalya doluydu. Diğerleri hepsi kolhozdu. O kadar mısırları yoktu.
-Yarısı hükümetin emrindeydi yarısı serbetti?
-Evet, evet. Hurçlara doldurunca, başları üzerlerinde, hurçlar doldu. Yün için hurcumuz var, ikiyüz-üçyüz kilo yün alır. Yün için yaptırmışız. Üç kişi bir hurcu kaldıramaz.
-Hurç nedir?
-Hurç, yün için.
-Heybe, ha tamam.
-Yola inmiştik. Evin altında köylüler geldi, yardım etti, (mısırı) dövdük biraz (mısırın tanelerini koçanından ayırmak için dövülür, çn). Koçanını döktük. Biraz üzerinden üzerinden şey ettik. Biraz kardeşlerimize verdik, kayınlarıma verdik; onların yoktu.
-Taksim ettiniz?
-Evet. Onlara da verdik. Biz de doldurduk hurçlara. Başını götürmedik, tanesini götürdük.
-‘Gume’, tane?
-Evet, tanesini götürelim dedik. Ağızlarını diktik hurçların, düzelttik. Sonra akşam oldu. Belki unuturlar bizi, götürmezler dedik, belki unuturlar dedik.
Sonra, ne ki var milleti taksim edecekler, götürüp, Çoruh’un üzerinde ‘perema’ var, o ‘peremanın’ yanında döküyor(lar).
-Perema nedir, yapı mıdır?
-Hayır, kayıktır. Kayıkla götürüp karşıya döküyor (bırakıyor), götürüp karşıya döküyor.
-Siz korkuyor musunuz, acaba bizi oraya (Çoruh’a) dökecekler mi diye?
-Bizi dökmedi(ler). Onları götürüp (karşıya) dökünce yarısı Çoruh’a düştü yarısı suya düştü. Birinin peynirini götürdü, biri diğerinden çaldı. (….)
Orada bize söyledi ki bizim evdeki büyük, en son kalınca, “ sizi hiç çözmeyecekler’’ dedi, “akşam makinanın üzerinde kalırsınız, sabah sizi götürüp Kiev’e vardıracaklar’’ dedi. “Sizi soyarlar’’ dedi. Orada bizi daha dökmediler (yüklerini çözmediler). Öyle arabanın üzerinde yattık. Millet gidiyor, bizden önce gelen geçip gidecek. Sabah oldu, onlar geçip gittiler, geçip gittiler, bittiler, güneş ışımaya başladı. Bizde, üççeyrek (o dönem kullanılan bir kamyon tipi) geldi, biz de karşıya geçtik.
-Çoruh’u geçtiniz?
-Çoruh’u geçtik, karşıdan aşağıya gidiyoruz, bizim kapılardan aşağıya sis düşmüş.
Orada Ermenilerin evlerinde katığımız vardı, yağımız vardı, peynirimiz vardı, satmak için götürmüştük. Sonra, bize dediki, burada neyiniz varsa alın, dedi. Arabayı durdurdu.
-Sizin üzerinizdeki büyük söylüyor, naçallik?
-Evet.
-O iyi adamdı o zaman?
-Evet, iyi adamdı. Bize çok faydası oldu. Arabayı durdurdu. Peyniri getirdik, yağı getirdik, yükledik, düzelttik. Kimi Ermenilerin üzerinde paramız vardı, onları getirdik. Ermeniler geldiler bizi gördüler, ağladılar, çığırdılar.
-Ermeniler sizin için ağlıyorlar!?
-Evet, ağlıyorlar bizi götürdükleri için. “Nereye gidiyorsunuz canınıza kurban olayım, kardeşim nereye gidiyorsunuz, kızkardeşim nereye gidiyorsunuz’’; onlar ağlaşıyorlar. Batum şehrinde komşu idik. Ermeni olanlar, bize tanış olanlar, gidip onların yanında yatıyorduk (kalıyorduk), gelip trene ağladılar. (Araba bizi trene boşalttı.)
Onlar gelip görüştüler. Onlar ağlaştılar. Önceden gelen tren gitmiş çoktan. Enson biziz.
Oradan sabah oldu, güneş ışımaya başladı. Tren bağırdı, millet ağlaştı, o nasıl bağırıyor!
Sonra sürüsünün yanına gittik. Yolun yukarısında sürünün yatağına vardık. Çobanları getirdiler. Bizim trene koydular ağlaşarak, çobanlar ağlaşıyorlar, kendi kendilerini tırmalıyorlar.
-Herkesin malı, koyunu kaldı orada?
-Kaldı. Sonra oradan geldik bağırarak, ağlayarak, çobanlar kendilerini tırmalayarak, birinin aklı gidiyor, arabanın altına atacak (kendini), öyle öyle geldik işte. On gün on gece gittik.
-On gün on gece trenle gittiniz?
-Evet.
-Dünyadan çıkmışsınız!?
-Dünyadan çıktık güneşin yanındayız!
-Batum’dan Kırgızistan’a kadar?
-Bir yere vardığımızda, buradan Hopa (kadar) tren yolu, makinelar geldi, geldi önceden, daha bir şey kalmamış, orada durduk. Ölen kim, içerde (trende) ölen de vardı, öleni götürüyorlar, böyle büyük bir kuyu…
-Çoğu korkularından mı ölüyorlar, nasıl oluyor?
-Korkularında da ölüyorlar, soğuktan da, soğuktan. Sarkıtlar böyle asılıyorlardı.
-Trenin içinde sarkıtlar asılıyordu!?
-Trenin içinde. Bizim yatağımız vardı, üzerimize alıyorduk. Kilimimiz vardı ama furkara bir defa geldi onun kapısına araba, gitmiyordu, bir yorgan yükledi gitti arabanın yoluna. Daha ‘Gavur’ koymadı, orda arabanın üzerine attı, geri gidip bir şeyler alamadı. Soğuktan öldü, açlıktanda öldü.
Sonra, doktorlar bakıyorlar ki kim ölmüş kim ölmemiş; ölüyü alıyorlar, kuyu var, götürüp oranın içine atıyorlar.
-Yıkamadan, namazını kılmadan?
-(bu bölüm anlaşılmıyor)
-“Şimdi bizi yiyecekler’’ dedi, “bunlar bizi yiyecek’’ dedi ihtiyar. Tanımıyoruz bi’şey değil. Sonra oradan aşağı bizim iki torbamızı üzerine atıyor gidiyor; nereye gidiyor sen bilmiyorsun. Bu tarafta kalıyor, bu nereye gidecek, öteye nereye gidiyor, sen bilmiyorsun. Bir kadın karanlıkta gitti. Başka yere götürdüler. Orada elindeki çocuk soğuktan öldü, iki üç gün aradılar, sonunda buldular, ailesini buldular.
Öyle götürdüler, götürdüler, yarısını yüklediler yarısını bıraktılar. Geride kalanı da yükleyeceğiz, onu demiyorlar, susuyorlar. Dilini bilmiyorsun. Gidiyor, sürüyor. Mısır torbaları yanımda. Beni mısırların yanında bıraktılar. Üzerine koydu adam sürüyor. Ailemdekiler önümden gitti, nereye gidiyorlar bilmiyorlar. Alıp önden gittiler.
Sonra, bağırıyorum; Meto, deyip gidiyorum. Meto deyip gidiyorum.
Gece. Karakışın ilk günü. Soğuk. At arabasının üzerinde. Mısırların üzerinde, yalnızım. Bizim yine amcaoğlu vardı. Yolda araba devrilmiş, dereye düşmüşler.
Ay doğmuş, karakışın gecesi.
Oradan baktım ki beyaz bir şeye binmiş bir çocuğun arkasından. ‘Kız nedir, at mıdır’ diyorum. Adı da Hatice’ydi. “Gelin vuuu, kırata binmiş gidiyorum’’ diyor. Meğer öküzmüş. Beyaz öküzün üzerine koymuşlar. Oradan yukarı gidiyor. Onu da bizden ayırdılar. Meto’ya yetiştim sonunda. Bizi bir kolhoza götürdüler orada. Okul gibi bir yer, götürdüler oraya içeri soktular.
Karanlık, yarı gece, ay vurmuş. Orada sonunda arabadan birer yorgan aldık, binanın içine girdik.
-Yeme içme nasıl oluyor?
-Yemenin derdinde miydik? Önce bir canımızı saklayalım. O gece bir de baktık ki, kar yağdı. Sabah kalktık ki arabaların üzerinde iki karış kar var.
Büyükler geldi atların üzerinde. Bize ev gösterdiler, boş ev. Muharebe olmuştu, savaş olmuştu…
-Oradaki evlerdeki millet nereye gitmişti?
-Milleti Alman harbine götürmüşler. Seni de götürmüşler çocuğunu da götürmüşler. Birer nene kalmış.
-Evleri boş. Gavurların evleri boş?
-Gavur değiller, Müslümanlar. Üstleri toprak, etrafları toprak. Götürüp oraya koydular. Küçük bir ocak vardı… Sonra orada dut çok var, odun yok. Dutun odununu kestiler, getirdiler. Bizi orada öyle ısıttılar.
-Dutları kestiler?
-Onlar bizi orada ısıttılar. İki ‘tuturik’, bir Gabremoğlu, bi de biz.
-İki ‘tutik’, iki göçsünüz?
-Evet. İki göçüz. Onları o eve koydular, bizi de bu eve.
-Herkese bir ev verdiler?
-Evet. Sonra çobanlar geldi. On yirmi çoban var. Bizim vagonun içinde çobanlar geldi. Aileleri nerde bilmiyorlar. Nereye gitmişler bilmiyorlar. Ondan sonra, üstlerindeki komiteye, naçallike sordular ki, falan adamlar nerde diye. Yirmi gün, otuz gün oralarda kaldılar. Bazıları bizim yanımızda bazıları orda burada.
-Acaba buldular mı sonra?
-Sonra, o zaman komite bu adamlar nerede diye komiteden komiteye konuştu. Falan yerdedir dediler o zaman onlarda. Onlarda gidip birer birer buldular.
-Çobanlar gitti analarını babalarını buldular.
-Gittiler, bir ay sonra sonunda buldular.
-Oraya yerleştiniz sonra? Kaç sene kaldın (orada)?
-(Hep) ordaydık. Oradan geldim.
-Hep oradaydınız?
-Evet.
-Peki oradan buraya nasıl geldin?
-Buradan benim kardeşim şey yaptı. Ben oradan mektup yazdım. Çhğalur Harun mektup yazdı. Buradan uç olunca, mektup gönderdim buraya. Buradan mektup geldi, gene gönderdim. Mektuplaştık. Sonra dedim ki, beni (buradan) hükümetler al. Hükümetle konuş, hükümetten hükümete belki istersinin dedim.
-Sen Harun amcadan büyük müsün?
-Onun peşineyim. Harun büyüktür.
-Kaç yaşındasın şimdi?
-Herhalde yetmişe ulaşmışım.

astegh badmutine hin
xarnevadza nerin hed,
kidista miy baberun azbarininq himi menq,
azbarininq menq... (c) Hamsheni Azbar
User avatar
avetik
 
Posts: 556
Joined: 20 Jan 2007, 09:12


Return to Hamshenian Dialect · Амшенский диалект · Hemşince · Համշենի լիզուն

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

cron

Rambler's Top100