Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby Hayrik » 29 Aug 2008, 14:39

Lidulit wrote:Ilginc , Diyer Ermenilerden uzak olanlarmi unutmus yoksa öyle toplu bi köy olarakmi unutulmus .?

Toplu halde unutmuşlar.
20-ci yüzyilin başlarinda yaklaşik 2,5 milion ermeni yaşiyordu, osmanli devletinde bulunan tarihi Ermenistanda (eski osmanli haritalarda, abdul hamid öncesinde, Erzurum vilayeti ve çevresi açikcasi Ermenistan أرمنستان olarak tanililmiş. Güneyde Kürdistan كردستان yazilmiş.), Anadoluda, Kilikiada, Bati Trakya ve sayrede. Bunlarin belki 30% ermeniceyi ana dil olarak unutmuşlardir. Ama burada büyük bir ama var. Bunlar, Ermeni alfabeyi biliyorlardi çünkü kutsal kitabi ermeni alfabeyle ve türk diliyle yazilmiş versyonunu okuyorlardi ve kiliselerde tabii ki ermeniceyi de duyuyorlardi. 19-ci yüzyilda ermeni çağdaş okullari çoğalmişdi, ve ermeniceyi bilmiyenler, oğreniyorlardi.
Bilenler bilmiyenleri oğretiyordu.
Birinci dünya savaş sirasinda, osmanli ermenileri toplu halde ölmeye karar verdiler. Hayatta kalanlar, bir ara, her yöreli, ayri kamplarda yaşadilar. Sonra, birbirleriyle kayanaşdilar, ve güzelim ermeniceyi bilenler bilmiyenlere oğretti.
Şimdi, dil bilenlerin evlatlari ve torunlari, Amerikada, Fransada, Argentinada ve her yerde, ermeniceyi yine unutuyorlar, çünkü günlük hayatta kullanmiyorlar. Uzak akrabalarim geliyorlar, ki iyi ermenice konuşan baba analari Suriyeden ve ya Lübnandan dirlar, ermeniceyi konuşamiyorlar. :|
Hayrik
 
Posts: 193
Joined: 08 Mar 2007, 19:26

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby hagop » 29 Aug 2008, 17:13

Sevgili Lidulit,

Acaba , Xipilik , Oncumen , Goncoloz , Ejdeger , Abrik bubrik, bilirmisiniz. Birde yilanli batil inanislariniz varmidir diye sordunuz.

Ermenilerde batil inanislar ve bunlarin folkloru hakkinda ne yazik ki cok az sey biliyorum. Yukaridaki kelimelerden bazisini Hemsinlilerle olan gorusmelerimde ve yazilanlardan biliyorum. Xplik'i ben bilmememe ragmen Ermenice sozlukte yer aliyor (kurbanlarina kotu oyunlar yapan hatta bedensel zararlar veren bir ruh olarak geciyor). Sozluk bu kelimenin Turkce "kelebek" e goturuyor.

Goncoloz Karadeniz'de Rumlar (ve sanirim Lazlar'da da) var.

"Abrik bubrik", baska Hemsin koylerinde ise "babra bubrik" (ismin bir iki varyanti daha var ama aklima gelmiyor simdi) bir gunes duasi gelenegi. Ortadogu'da genelde olan yagmur duasi Dogu Karadeniz'de yerini gunes duasina birakmis gibi gorunuyor. "Bubrik" Ermenice'de oyuncak, ici doldurulmus bebek.
hagop
 
Posts: 270
Joined: 26 Jan 2007, 01:25
Location: Boston, USA

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby Hayrik » 29 Aug 2008, 18:44

Ferahzadenin postindan alintilar…
1-Bostandaki fasülyeleri ayağa kaldırmak için toprağa sokulan sopaya "hoçk" derler.
2-Şaşırma ifade etmek için "osevaspak, sevaspak" gibi bir ifade kullanılırdı.
3-Fasulyeye lobiya derler demiş miydim?..
4-Ha şimdi hatırladım Küçükken anneannemin evinde banyo da yıkanırken altımıza aldığımız tahtadan oturağa "koc" derlerdi. ama sanki bu kelimenin sonunda bir "h" sesi varmış gibi duyardım. Söylemekte güçlük çekerdim.
5-Kertenkeleye, hala helez diyoruz..
6-Böceklerin evlerine "bocekpuni" derler.. Pin sanırım ev bark anlamında bir şey olsa gerek. Çorum'da güvercin kümeslerine "pin" derler
7-Kumda, ötede beride debelenen, yaptığı işe bulanma eylemine tavluş olmak deriz.. Hayvanlar için de kullanılır..
8-Asma kilit için "kupli" deriz. Kulplu demek anlamında olabilir.
9-Peranktuş etmek sanırım yansıma bir ses olarak hapşırma anlamına geliyor...
10-Lokma kelimesi de bu meanide ermenice olabilir

Acaryanin sözlüğünden alinti..
1-+Խոչ, «ոտքին զարնուելու քար, փայտ, ցից, աչքի փուշ, արգելք» (ayaka takilan taş, tahta, sopa, deynek, göze giren diken, engel). Խոչընդոտ...
=Ծագմամբ նոյն է խէչ խաչ բառերի հետ՝ որոնց բուն նշանակութիւնն է «փայտ, ցից»: (kelimenin asli kheç ve khaç "haç" kelimeler ile ayni dir, birbirileriyle bağlidirlar ses dönüşüyle).
Գաւառական- Խոտորջուր խօչ «անպէտք փոքր փայտի կտոր» (Dialektlerde KHodorçurda var khoç, anlami gereksiz küçük sopa parçasi.
2-"osevaspak, sevaspak" hakkinda bu forumun başka bi sayfasinda konuşmuşduk. Iki kelimeden ibaret "osevas" ve "pak", yani "Astvats" ve "park".
Park= glorious, yüce
Astvatz= god, tanri.
Osevaspak= yüce tanri(m).
Biz bunun ters şekliyle kullaniriz, yani "Park Astvatz", "Park Astutzo", hemşin dialektiyle "pakosevas" olacakdi.
3-Lobiya değişik dillerde vardir. Acaryanin sözlüğünde arapcadan geldiğini söylüyor. Arapcaya da yunancadan girmiş. Bati ermenice "lubya", doğu ermenice "lobi". Yine Acaryana göre bizi şimdi ilgilendiren diyalektlerden Khodorçurd dialektinde "loba", Hamşen dialektinde "lobge" ve "lobgya" diye kullaniliyormuş.
4-koc hakkinda da konuşduk. Bu ağacin dibinden kesilen tahta, ki oturak için kullaniliyordu. Ermenice Կոճղ kocğ, gocğ= kökden sonra yer üstünden dallara ulaşmadan ağacin kismi.
5-"Helez" ayni sözlükde..
Խլէզ «մողէս»: Գաւառականներից Երեւան, Կարին, Համշէն, Մուշ, Նոր Նախիջեւան, Ջուղհա, Տփղիս խլէզ, Արցախ, Շամախի Խլէ՛զնը, Ագուլիս Խլայզ, խլազ. այս ձեւերը նշանակում են «խլէզ, մողէս». իսկ Բիւթանիա, Եւդոկիա, Սեբաստիա, Օրդու խլէզ «շողուկ, կամ խղունջ», Կարին, Նոր Նախիջեւան, Պալու խլէզ «տկար, կարճահասակ, չնչին, անարժէք մեկը»...: Օրդուի «խխունջ» նշանակութիւնը կապում են բառս ասորական xlēzōnā «խխունջ» բառի հետ:
6- "Bocek" türkce, "pun" ermenice, anlami "hayvan ve ya kuş evi". "Pin" ise "pngal" dan geliyor ve anlami "tavuk evi".
7-Tavluş
Թաւալ
«գլորիլը, տապալում». 2 «մի կողմ ընկած, թաւալուած», թաւալիլ, թաւալագլոր...
Taval ve bundan kaynaklanan kelimeler "devrilmek" anlami taşiyor: Hemen her dialektlerde vardir, ayri şekillerle. Tavalel, taval, tavalil, tavil, tabltil, dabldgil, tabltivil, Hamşende ayri duruşu var kelimenin, tavluş, diyor Acaryan.
8-Kupl- kulp
Կողպել «փականքով փակել»
=Արաբերէն قفل qufl:
Arapcadan girmiş, anlami "kilit", ve bundan "kilitlemek". Hemşin dialektinde bulunan ermeniceden, "p" ile olduğu için.
9-Peranktuş
Փռնչել
«ձիու փնչելը, խրխնջել, խրոխտալ... փռշտալ», փռնգալ, փռնքալ, փռնգտալ: Ռունգ բառից...:
Kelime atin çikardiği bir sesin ve insanin hapşırmanin sesine kullanilir. Değişik versiyonlari var. Prşdal, prnktal, prnçel. "Rung" (burun) kelimesinden kaynaklanmiş.
10-Lokma arabcadan dir.
Hayrik
 
Posts: 193
Joined: 08 Mar 2007, 19:26

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby ferahzade » 29 Aug 2008, 20:58

Tüm bu sözlük bilgileri için teşekkür ederim....
ferahzade
 
Posts: 42
Joined: 23 Aug 2008, 14:41

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby Hayrik » 29 Aug 2008, 21:02

Efendim ben tesekkur ederim, cunki sizin sayenizde biraz daha kendimizi taniyoruz.
Hayrik
 
Posts: 193
Joined: 08 Mar 2007, 19:26

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby ferahzade » 29 Aug 2008, 21:06

Yöreye ait bir yemek vardır ki adına muhlama derler. Terayağı ve yöreye ait olan bir peynirden yapılır. Bu peynirin yöredeki adı sanırım kolot peyniridir. Kars'ın çeçil peynirinden de gayet güzel oluyor. Bu çeçil peyniri Trabzon ve Erzurum'da da yapılır. Erzurum tel peyniri falan filan gibi isimleri de vardır. Başka tür peynirlerden bu yemek pek olmuyor sanırım. İsteyen olursa bulunsun kabilinden buraya yapılışını da yazarım.. Hatta yazayım..

Muhlamanın yapılışı:

Dört kişilik.

Malzeme: Bir çorba kaşığı dolusu terayağı, yarım çorba kaşığı lazut unu, bir kase peynir, yarım bardak su.

Peyniri - yukarıda bahsi geçen peynirler- sıcak suyla ıslatıp bir kenara koyuyoruz. Sonra tavaya tereyağını koyup eritiyoruz, daha sonra lazut ununu yağın içine koyup lazut unu altın sarısı oluncaya kadar kavuruyoruz. Peynirin sudan çıkarıp tavaya koyup üzerine de yarım bardak su ekleyip peynir eriyinceye kadar karıştırıyoruz... Sıcak sıcak servis yapıyoruz....

Afiyet olsun..
ferahzade
 
Posts: 42
Joined: 23 Aug 2008, 14:41

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby Lidulit » 29 Aug 2008, 21:50

Ferahzade Budzekpuni demek istemistir böcekpuni deyildir , belkim kendisi yöre siveyi bilmiyorsa böcek anlamistir . Budzek ( Bucek ) esek arsisi oluyor Pun da yuva , Yani esekarisi yuvasi Budzekpuni . Pin denildigini hic duymadim.

Kotol peyniride Rumcadan gecmis olmasi gerek Horumcada Koloti peyniri vardir , bu Kolot hemsinliler normalde kullanmaz ama belkim yöre farkliligindan gecmistir.

Tavlus yada Tavlanmak da kullanilir , bizim orda yerde yuvarlanarak sürünmeye denir . Bagzen köpekler yerde yatip sirtüstü öteye beriye yaparlar yuvarlanmak gibi . ona tavlus denir. :D
Lidulit
 
Posts: 71
Joined: 03 Aug 2008, 22:41

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby ferahzade » 29 Aug 2008, 22:41

Pucekpuni eşek arısı yuvası iki gün önce gelen akraba daha güzel ifade etti.. Pinle pun arasında sadece benzerlik kurdum.. Hanım Çorumludur. Ben de güvercin yetiştiririm. Orada bu kelimeyi duyunca birden çağrışım yaptı.. Bizim oralarda pin demezler pun derler....Pucekpuni ya da işte Pudzekpuni gibi artık telaffuzları yazmak kolay olmuyor...

Kolot peynirini ise İzmit'te ticari olarak satılan bir marka var adını hatırlamıyorum. Bu firma kolot peyniri diye bizim yörenin peynirini satıyor... Tam bizim yörenin peyniri değil ama öyle işte.. Ben de buradaki izlenimlerimden hareket ederek söyledim.
Bu bizim yörenin peyniri yoksa kolot peyniri değil midir? Böyle kaşara benzer üstü küflü ya da küfsüz bulunduğu ortama göre değişen bir peynirdir yoksa kendi var adı yok mudur bu peynirin??? Doğrusu ben kolot peyniri diye düşündüm... Benim için yanılmak bu konuda kuvvetle muhtemel...

Peynirin tadını ve görüntüsünü çok iyi biliyorum da... Adını, öyle görünüyor ki bilmiyorum..
Last edited by ferahzade on 30 Aug 2008, 14:44, edited 1 time in total.
ferahzade
 
Posts: 42
Joined: 23 Aug 2008, 14:41

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby Lidulit » 30 Aug 2008, 00:25

Hemso bende simdi tam ismini bilmiyorum bizim orda pelit peynir denir , öyle pati oldugu icin Öyle Pelit ekmegini andirdigi icin pelit peyniri denir..( Pati - ince düz anlaminda , nasil tarif edebilecegimi bilemedim simdi ) . Ben cocukken yeyleciluk etmisim ama benimde birden aklima gelmiyor yoksa o peynirin isimleri var ama ( Ben genelde Cucik yerdum , taze taze yeni Gatneriden cikmis) :D . Sen o yuvarlak böyle 1 cm kalinligindaki peyniri diyorsun , Küflüsü olur küfsüzü olur.

Kolot ben bizim orda kullanildigini duymadim , ama horumlar Koloti yada koleti peyniri dedigini biliyorum.
Last edited by Lidulit on 30 Aug 2008, 01:34, edited 1 time in total.
Lidulit
 
Posts: 71
Joined: 03 Aug 2008, 22:41

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby hagop » 30 Aug 2008, 00:34

Hemsin'de "pudzek", bizde "pitsak".
hagop
 
Posts: 270
Joined: 26 Jan 2007, 01:25
Location: Boston, USA

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby ferahzade » 30 Aug 2008, 14:40

Sevgili hemşerum Lidulit,

İşte ben de senin gibi aynı dertten muzdaribim hepsi oradakilerden, buradakilerden duyduklarım, bilinçli ya da bilinç dışı hafızama giren girmeyen çağrıştıran çağrıştırmayan şeyler... Ben zaten Ermeni kökenli olduğumuzu bilinçli olarak geçen sene başka bir hemşerimden öğrendim.... Halbuki ben kırk yaşımdayım. Oldukça geç farkettim. Eğer bu bilinç yirmili yaşlarda oluşsaydı kültürü kaydetmek adına daha dikkatli davranırdım. Bundan kelli daha dikkatli olacağım.
ferahzade
 
Posts: 42
Joined: 23 Aug 2008, 14:41

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby Lidulit » 31 Aug 2008, 21:01

Hemso bu yazini pek mantikli bulamadim .yani senin icin hemsin kültürü önemli deyilmiydi.
Lidulit
 
Posts: 71
Joined: 03 Aug 2008, 22:41

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby ferahzade » 31 Aug 2008, 21:40

Lidulit wrote:Hemso bu yazini pek mantikli bulamadim .yani senin icin hemsin kültürü önemli deyilmiydi.

İstisnasız her milletin kültürü benim için önemlidir.. Ayrıca ifade edeyim hangi milletten olursam olayım milliyetçi değilimdir... İnsan toplulukların sahip olduğu kültürleri en geniş ifadeyle yaşaması yaşatması ve gelecek kuşaklara iletmesinden yanayımdır. Gerçi herkes bundan yanadır da uygulama egemen güçler için farklı olur. Bir de şu noktada bir açıklama yapmam gerekiyor.. Bölgenin folklorik yapısına amatör olarak zaten meraklıydım. Bu vesileyle bundan 5 yıl kadar önce çarık yapılmasını halamdan öğrenerek şematik olarak notlandırmıştım. Yöremize ait çorap, puşi desenlerinin bulunduğu bir çok örnek toplamıştım. Yine çalmasını bilmememe rağmen tulum almayı ve yapımını öğrenmeyi arzulamış ve bunun yollarını aramıştım. Memleketten karayemiş getirmiş bahçeye dikmiştim. Her sene o bölgede elde edilen kestane balından alıp tüketiriz. Birileri köye gittiğinde çam sakızı siparişi veririz. Yazdıkça aklıma geliyor.... Kopri diye bir alet vardır malumunuz, Şehir yerinde bizim evde ondan üç tane vardır. Yine bu sene tulum navı isteyecektim ama aramız limoni olduğundan isteyemedim. ve saire ve saire ve saire....

Ancak şimdi bunları daha disiplinli bir şekilde düzenlemek ihtiyacı hasıl oldu...
Bir de ben kültürü bilmiyorum falan dedim ama bu tamamen hiç bilmeyiş değildir. Annem babam aynı köyden dolayısıyla hem anne tarafının hem de baba tarafının tüm akrabaları o köyden oluyor. Komşu köylerden kız almalar, vermeler falan derken üç aşağı beş yukarı bölgenin genel kültürü hakkında bilgi sahibiyimdir. 3-5 defa da uzun süreli gidişlerim oldu. Köyde yaklaşık bir ay kaldığımı hatırlarım. Gerçi uzun boylu gezemedim genelde köyle sınırlı kaldı ama buna rağmen Açaba'sına Melezkur'una, Pazar'ına gittim, Ayder'inde, Kaçkar yaylası'ında, Hüser yaylası'ında, Avusor yaylası'ında yürüyerek dolaştım. Kamp kurdum. Denizine girdim.. Köyümün ormanında avlandım. Gecelerini gözlemledim. Vartovorunda, beceremesem de horon teptim. Tüm bunlara rağmen bir bilinç oluşması zaman aldı.. İnternet oluşmasaydı bakalım öğrenebilecek miydim? Ya da bildiğimi arttırabilecek miydim? Bir de Hemşinli denilenlerin bizimle, yani dil bilmeyen hemşinlilerle akraba olduğunu düşünmedim, düşünemedim. Özetle benim izlenimlerim yöre için amatör kalmış kitabi olmamış...
Yukarıdaki yazımda tüm bu folklorik değerleri yazılı ve görsel belge niteleğine dönüştürme konusunda daha dikkatli olacağımı ifade etmek istedim. Benim için Hemşin kültürü önceden önemli değildi bundan sonra önemli oldu gibi bir düşünce yok... Bundan önce de puşinin örtme biçiminin, dil ağızlarının, yemeklerinin, maddi ve manevi kültür öğelerinin kaybolmasına şiddetle karşıydım. Beni tanıyanlar başka kültürlere karşı da neler hissettiklerimi gayet iyi bilirler. O yüzden çok mutmain birisiyimdir.

Çingene kültürünün bile kaybolmasına karşı bir düşüncenin mensubuyumdur. Çingene kelimesinin Çingeneler tarafından gururla taşınması gerektiğini düşünüyorum ama nerede öyle Çingene.....
ferahzade
 
Posts: 42
Joined: 23 Aug 2008, 14:41

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby Hayrik » 01 Sep 2008, 20:17

Ferahzade'nin makalesinden alintilar…Çekirgeye çipçiban, küçük sineklere meceh, sırtta taşınan bir tür çay küçük çay sepetine tikina, hızlı hızlı hareket etmeye ivedi, yaylalarda bulunan bir tür çiçek ki sarı renkli olur kurutulur süs yapılır minik miniktir adına hencacalik, bir çeşit eğrelti otu ki adına pilonç derlerimiş....

…Ve benden söyleşme..
1-Çekirgeye biz marakh մարախ deriz.
2- meceh bizde böyle yazilir- mjekh ve mjeğ մժեխ եւ մժեղ- bunun ayri bir ismi de var, motzakve ya modzag. Latince bunun ismi "musca", sanskrit'de makšikā dir ve anlami sinek.
3-Թեկն (թիկան, թիկամբ, թիկունք). այս հոլովումը ցոյց է տալիս՝ որ բառի արմատն է թէկն, որ գործածական էլ է «թեւ, կռնակ, ուս», «օգնութիւն»: Բազմաթիւ բառեր ու ձեւեր կան, որոնք մէջբերուած են Աճառեանի կողմից, սրանցից մի քանիս են՝ թիկունս առնել «օգնել», թիկունս դարձուցանել «փախչիլ», թիկնեղ (իմաստը չի տալիս. հասկանալի է-Հայրիկ). թիկնաւէտ. թիկնապահ. թիկնոց. թիկնանոց (սրա իմաստն էլ չի տուել Աճառեանը, Ֆերհազադէի մէջբերած թիկինա բառը սրա նման է-Հայրիկ). միջնաթիկունք. թիկնաթոռ. թեկնածու. թիկնոցաւոր:
Ermenice tik, tikunkomuz ve sirt anlami taşir. Bu kelimeden değişik mānali mürekkeb kelimeler oluşmuş. Bunlardan Tiknanots ve tiknotsavor (sitda taşilan…) kelimeler Ferahzadenin aktardiği kelimenin anlamina yakişiyor, ama ayni kelime olduğundan emin deyil im.
3- hencacalik Այս բառի առաջին բաղադրիչը՝ henc-ը վերլուծելը բաւականին դժուար պիտի ըլլայ, քանզի կարելի տարբեր ձեւերէ առաջացած լինելը ենթադրել: Calik-ը մեր քաջատեղեակ ծաղիկ բառն է, որու գրաբարեան ղ հնչիւնը պահուած է համշէնցոց մօտ այնպէս որ էր, այսինքն՝ այժմու լ հնչիւնով:
Վերադառնանք henc-ին..
Խինձ=գոգ, ծալք, խորշ, ծոց,
Խինձ= մի տեսակ բոյս tragopogon pratensis L. որից խենձիղենոյ տակ,
Խնծան=ցօղուն, ոճ չեւ ատոքացեալ,
Խնծիղ = մեծ ուրախութիւն, հրճուանք: = Բնիկ հայ բառ կազմուած է –իղ մասնիկով՝ պարզական *խինծ (համեմատել խնծաւոր), որի նախաւոր ձեւն է խինձ. Այս նոյն է հայերէն խինդ:
Հունձ = «քաղելու արմտիք, արմտիք քաղելը»,
Հունչ = «ձայն»: = Բնաձայն բառ:
Համշէնցոց հնջաջալիկ բառի առաջին բաղադրիչն է, հաւանաբար խինձ-ը կամ խինծը: Ինչպէս տեսանք Ֆերահզադէի մատուցած այլ օրինակների մէջ, երբեմն հայոց ծ տառը, նրա բարբառում դարձել է ջ, ինչպէս՝ ծոծրակ եւ ջոջրակ: Ուստի՝ կարելի է ենթադրել Խնծածաղիկ: Բառի մէջ գտնուած h հնչիւնին շատ պիտի չի հաւատանք, քանզի ինչպէս ի'նքն է նշում, սա մեր իմացած սովորական հ հնչիւնը չէ: Նոյնն է նաեւ մժեխ, մժեղ բառի պարագայում, երբ այդ բառը տաժադարձել նոյն h-ով, meceh:
Ցաւօք, բուսաբանական գրականութիւն չունեմ, ուստի՝ պիտի չի կարենամ ասել. եթէ երբէք այսպիսի բառ արձանագրուել է նախապէս:
Արմատականի Ծաղիկ բառի ներքոյ, տեսնում ենք վրացիք փոխ են առել հին հայերէնից ու պահել ծալիկ ձեւով: Բառը հնդեւրոպական է ու անկասկած բնիկ հայերէն, ուստի՝ կարելի է ենթադրել, որ Համշէնի բարբառում գտնուող այս բառը վրաց լեզուից փոխ է առնուել, որն իր կարգին նախապէս հայերէնից է փոխառել:
Bu iki kelimeden mürekkeb, henca + calik. Calik ermenice dzalik-dzağik' dir, yani çiçek. Demin dediğimiz gibi, eski ermenicede kelimelerin l harfi şimdi (tabii yüz yillardir) ğ olarak telaffuz ediliyor. Bunun iki variantli şekli biz gördük aği (tuzlu) ve anali (=an+ali, tuz+suz, tuzsuz) kelimelerde. Hamşen diyalektinde bu ayni eski telaffuzuyla saklanmiş. Ermenicenin dz harfi'yse, sayin Ferahzadenin aktardiği cocrak (ensey) kelimesinde olduğu gibi c olmuş.
Henca-nin ne olduğunu tam olarak bilemedim. Yanlizca tahmin ettim khind-khindz (sevgi, mutluluk) kelimesinden ola bileceğini.
Doğruysam, hencacalik= sevgi çiçeği.
- pilonç
Ամենամօտը՝ Արմատականում արձանագրուած Փիլոն բառի տակ գտայ:
Փիլոն «անթեւ վերարկու, կրկնոց»: =Յունարէնից փոխառեալ:
Հետաքրքիրն այստեղ, գաւառական ձեւերի բաժնում Հրաչեայ Աճառեանի արձանագրուած սա բառն է.-
Կարեւոր է յիշել փիլոն Բալու «ցորենը դեռ հասկի մէջ եղած ժամանակ հատիկի վրայի կեղեւը, որ կալսելով պիտի բաժանուի»:
Համշէնական բառը հայերէն այբուբենով, հաւանաբար, այսպէս պիտի գրուի՝ փիլոնց:
Վերոյիշեալ մէջբերումով, ի մտի ունեմ միայն թէ՝ հագուստի տեսակի այս անունը, Բալուի բարբառում, տրուել է մի բոյսի բաղադրիչին՝ ցորենին:
Hayrik
 
Posts: 193
Joined: 08 Mar 2007, 19:26

Re: Hemşin yöresindeki türkü, mani, deyim, vs folklorik malzeme

Postby Hayrik » 09 Sep 2008, 16:15

ՀՍՍՀ-ի մէջ, Բաբերդ գաւառի Խնձաւերակ անուն գիւղի մասին վկայում կայ: Վերեւ, գրեցի Խնծածաղիկ-խնձածաղիկ-ի մասին, մտորելով, իբր Խինդ-խինձ բառէն առաջացած կրնայ ըլլալ, Ֆերահզադէի մէջբերած «հենջաջալիկ» բառի «հենջ» բաղադրիչը:
Soviet ermeni encyclopedia'da, Osmanlinin Erzurum vilayetinin Babert (Smbatabert, yani Smbatin kalesi) ve ya türk deyişiyle Bayburt kazasin'da Hendzaver adli köy var miş: Ben bu kelimeyi, yani "henc"-i, sevgi olarak tercüme ettik. Eğer doğruysam, bu köyün ismiyse "Sevginin harab olduğu yer" demek dir, çünki ermenicede Averak, harabe demek dir. Mesela, Sev Averak (kara harabe) > Sevaverak > Severak ve Severek olmuş. Ayni şekille, Bati Toros-Tauros (kilikia) dağlarin eteklerinde bulunan Everek yer adi, tamamen klasik ermenicedeki Averak kelimesi dir, ve bu ismin asli, evlenmeyle alakali değil.
Moy, ve ya çilek, bizim bildiğimiz ermenice mor ve ya moş mu dir?
Böğürtlen ne demek?
Hayrik
 
Posts: 193
Joined: 08 Mar 2007, 19:26

PreviousNext

Return to Türkçe · Турецкий · Turkish · Թուրքերեն

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

cron

Rambler's Top100